“ciddileştim bi an” Kategorisi İçin Arşiv


havalar ısınmaya başlar başlamaz zaten başımıza gelecekleri biliyorduk; sineklerden ve böceklerden çekeceğimiz kesindi.

sorun, kesinlikle sivrisinek sorunu değil, böcek sorunu da değil hatta.. beni tanıyanların çoğu, böceklerle aramın nasıl olduğunu bilir ama buna rağmen kaptan ‘da alıştım böceklere.. yani böcek sorunu artık çok büyük bi sorun değil.. hatta geçen akşam üç farklı türde böceği(’böcek’ burada ‘küçük hayvancık’ anlamında kullanılmıştır), böcek cennetine yolladık benim odada ve hala çok sakinim ben..

bu böceklerden biri ve sanırım kaptan ‘da en sık rastlananı ince ve uzun, çok ayaklı bi yaratık; adını bilmiyorum ama ailemizin en sadık üyelerindendir kendileri. diğeri, ezildikten sonra pis bi koku saldığı söylenen(ben tecrübe etmedim), yeşil ve sert, adı osuruk böceği(affedersiniz) olan bi böcek. sonuncusu ise hepimizin yakından tanıdığı bi tür olan çekirge. evet beşinci kata da çıkabiliyormuş çekirge, nasıl sıçradıysa artık.. cennete yolladığımız bu üç böcek dışında evimizde bi de hamam böcekleri(çok değil ama), örümcekler(bundan çok var işte) ve bi de sivrisinekler(en çok) var..

tamam kabul, sivrisinek her yerde var, insan bundan da şikayetçi olur mu yani? olmamalı belki ama bu sivrisinekler öyle böyle sivrisinekler değil. birinicisi çok fazla sayıda var.. yani önlem aldığınız halde evin içinde sizi rahatsız edecek kadar sinek gene de kalıyor, bi de önlem almadığınızı düşünün… ikincisi ve bu yazının asıl nedeni ise bu sivrisineklerin ayak fetişisti olmaları. ama bu bizim evdeki sineklere has bi özellik değil. son zamanlarda izmit ‘te, taraflarından sokulduğum sivrisineklerin genelinde var bu sapıklık. bi gecede(o gece bu geceydi) ayaklarımda, parmak araları dışında sokulmadık yer kalmadı arkadaş.. topuk mu dersin, tabanın tam merkezi, parmak uçları, ayağın üst tarafı mı? nereyi sorarsanız sorun, oradan en az bi kere sokulmuşumdur ben bu gece..

şikayetçiyim! insanı topuğundan sokan sivrisineklerden şikayetim var! delikanlı olur insan biraz.. öyle bi yerden sokuyorlar ki kaşımak kar etmiyor, kaşıyıp kaşımadığını anlamıyorsun bile, insan topuğundan sokulur mu lan!?.. bu kesinlikle sivrisineklerin ihtiyaçlarından değil karaktersizliklerinden kaynaklanan bi durum. yani, “ben buradan ihtiyacım olan kanı alayım, alırken de en az düzeyde rahatsızlık vereyim” zihniyeti yok bu hayvanlarda.. öyle davransalar bi yere kadar anlayış gösterir insan hadi.. ama yok işte.. belli ki karnını doyurmaktan çok, eziyet çektirmek peşinde hayvanlar.. ne yani topuk bölgesindeki kanın tadı daha mı bi güzel oluyor? niye illa ayaklar? adilik değil de nedir bu?

.

.

.

Comments 5 Yorum Var »

uykusuz dergisinin bu haftaki sayısında bi yazı dikkatimi çekti: bi bok anlamadık…! aşağı yukarı son bir yılın gündemiyle ilgili ben de hemen hemen aynı şeyleri düşünüyordum da; bunu, işin ehli adamların özetlemesi güzel olmuş.. fikirlerine sağlık..

Comments Yorum yok »

sayısız youtube ve ekşi sözlük yasaklarından(1, 2, 3) sonra google gruplar ‘a erişim de bugün yasaklanmış. bugün de yeni yasaklara uyandık, ne güzel..! o değil de google arama motoru ‘na erişim de engellenirse şaşırmam artık..

 

 

kaynak ve ayrıntı

.

.

.

Comments Yorum yok »

gına geldi..!

gına nedir, nasıl gelir bilmiyorum ama hissediyorum: kelimenin tam(!) anlamıyla gına geldi! yollarda inşaat işleri, evde inşaat işleri.. içime tünel kalıp döşeyecekler, sonra da içine betonu dökeceklermiş gibi hissediyorum artık o döne döne giden beton araçlarını-adı her neyse- görünce. yeter be arkadaş, istemiyorum altyapı üstyapı..! aynı yeri kırk defa kaz kapa kaz kapa nedir bu!? yere gömdükleri 69 trilyonu mu bulmaya çalışıyorlar acep! bi de ikide bir bi doğalgaz borusunu filan patlatırlar: yok mu bunun bi planı, bi denetleyeni! doğalgaz işini ciddiye almıyor adamlar anlaşılan, o yüzden boru patlatmayla yaşanacak ilk faciaya ben hiç üzülmeyecem hatta kına yakacam, kesinlikle müstehaktır! sabırsızlıkla bekliyorum…

o değil bi de evde var tadilat işi.. bi sitedeki neredeyse tüm daireler mi alt katın banyosuna su sızdırırlar yahu! binadaki ikinci dairemiz ve gene aynı sorun: “komşu, galiba sizin küvet de bizlere ömür, bizim banyoya su damlıyor da bi baktırın ona bi zahmet!” yok artık! üst kattan alt kata su akıyor.. bi ara bizim de tepemize su boşalıyordu böyle, bizden de alt kata pardon alt katta kimse yoktu; apartmanın elektrik panosuna doğru hızla yol alıyordu ki insafa gelip yaptırdık.. en kıl olduğum da bu aslında: evin bi bölümü günlerce yasaklanıyor, elini yüzünü yıkamak bile dert oluyor.. dışarı çıkıyorsun gene kum, çakıl, beton, tuğla görüyorsun.. bizim sitede bu sürekli yaşanan normal bi olay..

o da değil de asıl adalet köprümüz bitmezse eğer ramazan ‘a kadar, muhteşem bi trafik şenliği başlar o zaman izmit ‘te…

Comments Yorum yok »

dün akşam üstü kuzenimle beraber sahile indik biraz hava alalım diye..

60 evler sahili yaz aylarında zaten tıklım tıklımdı hele bi de şu muhteşem(!) harikalar sahili yapıldıktan sonra daha bi kalabalıklaştı.. e tabii bu kadar kalabalık bi yerde zaman zaman tatsız olaylar çıkabiliyor. normaldir. ama gerektiği gibi müdahale edilememesi anormaldir elbette. biz de dün bu anorml durumlardan birine şahit olduk ve isyan ettik gördüğümüz duruma.. şimdi şahit olduğumuz kavgayı anlatayım uzun uzun:

biz sahilde dolanırken bi grup çocuğun -çocuk diyorum çünkü en büyüğü herhalde 17 yaşlarında filandı- kendi yaşlarındaki başka bi kaç kişiye, sahil esnafının kullandıkları şemsiyelerin metal çubuklarıyla ve pantolonlarından çıkardıkları kemerlerle saldırdıklarını gördük.. az uzağındayız ama olayı net bi şekilde izleyebiliyoruz.. derken, bunlar tam birbirlerine daldıkları sıralarda yanlarına 1-2 tane güvenlik görevlisi geldi ve çocukları ayırmaya çalıştılar.. işte benim şaşkınlığım bu andan itibaren başladı.. sahildeki yüzlerce insanın arasında sopalarla ve kemerlerle kavga eden çocukları özel güvenlik görevlileri; “dağılın lan!, yapmayın lan!” gibi uyarılarla biribirlerinden ayırıp, saldılar.. yani oracıkta, elemanları hem yakaladılar, hem yargıladılar, hem de serbest bıraktılar, hem de çok kısa bi süre içerisinde..! hem de mahallede kavga eden küçük çocukları ayıran bi amcanın yapacağı biçimde.. “ayrılın oğlum, siz arkadaşsınız, yakışıyor mu size kavga etmek” tatlılığıyla iki grubun kavgasın bitirdiklerini sandılar..!

tabii ne oldu? sayıları 10-15 ‘i bulan saldırgan ekip 3-4 grup halinde sahilin farklı yerlerinde ama birbirlerinden çok uzaklaşmadan dolanmaya devam ettiler.. yaklaşık 15 dakika sonra, bi zabıta polisi ekibinin ve 2-3 tane de özel güvenlik görevlisinin arasından, her hallerinden kavga çıkaracakları belli olan 1-2 eleman sahildeki bi lokantaya doğru koşar adımlarla yürüyerek, elemanlardan birinin kendisini tutmakla tutmamak arasında çırpınan bi özel güvenlik görevlisinin elinden sıyrılıp lokantada, bi masada oturan başka bi elemana -karşı gruptan olsa gerek- dalması üzerine diğer arkadaşları da aynı lokantaya toplandılar ve ellerine geçirdikleri bütün sandalyeleri müşterilerin arasında oturan, kavga ettikleri diğer elemanlara sallamaya başladılar..

evet, bu kavga 60 evler harikalar sahili ‘nde oluyor ve bu ikinci olayı da özel güvenlik görevlileri; “dağılın ulan!, yapmayın ulan!” gibi uyarılarla ayırmaya çalışıyor.. sadece ikinci olayda sivil giyimli, elinde cop bulunan biri -herhalde sivil polis- çocukları dağıtmaya çalışırken copunu kullanıyor.. biri bağırarak “dağılın lan” der, diğeri copla müdahale eder.. benim aklıma ilk gelen, acaba bu görevlilerin aklına hiç gelmez mi?! baktın ki kavga ediyorlar, gittin ayırdın, sonra niye salıyorsun adamları, sen hakim misin?! orada bi olay çıkmışsa, yapılması gereken bu çocukların tümünü kelepçeleyip emniyet müdürlüğüne ya da karakola filan götürmek değil midir? doğrusu ben bu olaylar için prosedürün ne olduğunu bilmiyorum ama anlattığım şekilde olması bence en mantıklısı olur.. yani iki küçük bebenin kavgasını ayıran amca gibi, çocukları ayırıp, “hadi dağılın bakalım” demekse güvenlik görevlilerinin işi, bunu zaten çevredeki insanlar da yapar yahu; haybeye yorulmasın sevgili özel güvenlik görevlileri! bu olaya şahit olduktan sonra sahildeki özel güvenlik görevlilerine olan güvenimiz sıfıra indi açıkçası.. haa ama ben yine de çok çekinirim onlardan, sahildeki oyuncaklarla filan oynadığınızı görürlerse, o oyuncakların çocuklar için olduğunu hatırlatırlar hemen.. bi de gece yarıları sağda solda içki içen var mı diye sürekli peşinizde gezinirler.. demek ki sadece bu tür olylara konsantre olmuşlar, ne diyeyim?!

.

.

.

Comments 12 Yorum Var »

bu bir teşekkür yazısıdır.

windows bugün sistemimizi öyle ciddi hatalardan kurtardı ki gözlerim doldu, minnettar kaldım hatta iki kez minnettar kaldım çünkü insan kendini daha bi borçlu hissediyor benim durumumdayken, hani windows ‘u öğrenci tarifesi, şöyle biraz ucuza kullanınca diyorum, daha bi borçlu hissettim kendimi microsoft ‘a karşı.. :) (açıkça söylemekten de çekiniyorum şimdi bu windowsçu amcalar peşime filan düşer işi gücü bırakıp, aman aman..)

şaka bi yana bayılıyorum windows ‘un uyarılarına yahu :)sistem ciddi bir hatadan kurtarıldı..!” de hele hadeee..! bu uyarıyı ilk görünce irkildim resmen.. neredeyse bi refleksle fişini çekiyordum bilgisayarın.. :) oy babo ne oluyor böyle ciddi hatalar filan dedim bi an.. işte bugün sistemimizi o kadar çok kurtardı ki sevgili windows; bi teşekkürü, boynumuzun borcu bildik bi yerde..

.

.

teşekkür faslını geçtikten sonra geleyim asıl mevzuya:

sistem zaten windows, anasını satayım hem kendi hata veriyor hem kendi kurtarıyor.. ooohh..! hani bi laf vardı ya windows; “sistem sensin, hata da ..tüne girsin!” diye, işte sana aynen ondan.. bi de kurtarıldı diyor ya ona bittim ben, ula zaten bilgisayarı yeniden başlatmışsın olmadık bi anda, neyi kurtardın onu anlamadım? bu ciddi hatalar yüzünden hiç girişmediğim yok spyware taramasıydı yok virüs taramasıydı işlerine giriştim.. işe yaradı mı bilmiyorum, ilerleyen saatlerde belli olur artık…

Comments 2 Yorum Var »

demin okuduğum bi habere güler misin ağlar mısın oldum :( :)

” İzmit Acısu Parkı ile ilgili tartışma bilindiği gibi uzun süredir devam ediyor. Saraybahçe Belediye Başkanı Yenice, bu parkın içinde umumi tuvalet yaptırmak istiyor. Park çevresinde oturan bir grup vatandaş özellikle de Diş Hekimi Sedat Tuna Yalıncan, bu projeye tepki gösteriyorlar. Yalıncan konuyu yargıya götürdü. Pazar günü de öğlen saatlerinde park içinde bir basın toplantısı düzenledi. İdare Mahkemesi’nin kendilerini haklı bulduğunu, Belediye’nin park içinde umumi tuvalet yaptıramayacağını söyledi.
Yalıncan’ın bu açıklamasından kısa bir süre sonra Acısu Parkı içine bir grup genç gelmiş. Hepsi birden fermuarları açmışlar, “Biz burada tuvalet istiyoruz” diyerek parkın içinde açıkta çişlerini yapmışlar. Yalıncan, “Bu terbiyesizliği görünce aklım duracak gibi oldu. Üstelik bölgedeki belediye zabıtaları da göz yumdular” diyor. “   ( alıntıdır, kaynak: özgür kocaeli gazetesi )

yok artık lebron james..!

biri niye umumi tuvalet yaptırmak ister, diğeri niye istemez hiç bi fikrim yok ama böyle tepki mi olurmuş yahu parkın orta yerinde..!

Comments 2 Yorum Var »

son bi kaç gecedir televizyonda, memleketteki kargaşayla-malum sebepten kaynaklanan- ilgili o kadar çok haber/program gördüm ki, hiç birini de adamakıllı baştan sona izlemememe rağmen, aklıma ikide bir şu şiir geldi, yazayım dedim:

telgrafhane

uyuyamayacaksın
memleketinin hali
seni seslerle uyandıracak
oturup yazacaksın
çünkü sen artık o eski sen değilsin
sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin,
durmadan sesler alacak
sesler vereceksin
uyuyamayacaksın
düzelmeden memleketinin hali
düzelmeden dünyanın hali
gözüne uyku girmez ki
uyumayacaksın
bir sis çanı gibi gecenin içinde
ta gün ışıyıncaya kadar
vakur metin sade
çalacaksın.

melih cevdet anday

Comments Yorum yok »

youtube ‘a erişimin engellenmesinin şoku bile henüz atlatılamamışken, bugün yeni bi yasakla karşılaştım: ‘adnan hoca‘, ‘harun yahya‘ gibi isimlerle tanınan adnan oktar ‘ın, hakkında hakaretler içerdiğini iddia ettiği ekşi sözlük ‘ü dava etmesi üzerine mahkeme; türkiye ‘den ekşi sözlük ‘e erişimin engellenmesi yönünde karar almış ve bu karar şu sıralar uygulamaya konmuş bulunmakta..

öyle ki son zamanlarda ekşi sözlük ‘e erişim için kullandığım bu adres üzerinden şu an ulaşılamıyor siteye.. tabii ki bu, sitenin kapandığı filan anlamına gelmiyor; farklı bi çok yoldan, erişimin engellendiği sitelere ulaşılabiliyor.. şu an için en basiti ekşi sözlük ‘ün kendi adresi üzerinden sözlüğe ulaşmak :) işte bu adres üzerinden şu an sözlüğe ulaşılabiliyor.. bu da işin komik yanı: sen tut ’sourtimes’ bilmem ne adresine erişimi engelle ama diğerini engelleme.. alem adamlar bunlar.. :) belki de tümünü birden yapamadıkları için sırayla kapatıyorlardır bilemiyorum artık :)

konuyla ilgili kişisel yorumuma gelince; her kime olursa olsun, açıkça küfretmek ya da hakaretin dozunu kaçırmak hoş değil elbette… amma ve lakin konu internette yasaklama ve sınırlamalara gelince tavrım değişebiliyor :) ben bu konuda en az abartısız sınırlamadan yanayım yoksa internetin de bi özelliği kalmayacak ve tıpkı okullarımıza, medyamıza benzeyecek.. sırf bu tehlike yüzünden, ben bu tip hakaretti, küfürdü gibi olayların, bu konunun uzmanı hukukçular yetişmeden çok büyük bir dikkatle incelenmesinden; daha doğrusu bi an önce adam akıllı, uygulanabilir kurallar konmasından yanayım.. daha da ve en doğrusu; ben internette sınırlamaya karşıyım arkadaş..! ohhh bee :) açık ve net: internette sınırlama olmaz, olursa internet anlamını yitirmeye başlar.. kuru bilgi kaynağından başka bi şey kalmaz geriye.. bi kaç yazı için sitelere erişim mi engellenir..?! o siteden faydalanan binlerce başka insanın hakları ne olacak peki?

her neyse, bu konu uzar gider.. zaten günlerce konuşulacaktır medyada, internette.. hatta konuşulmaya başlandı bile:

mahkeme kararı ile ilgili bi haber

ekşi sözlük ‘te bu konu ile ilgili net bilgi içeren bi yazı

lafmacun ‘un bu konuda söyledikleri

Comments 2 Yorum Var »

daha neler dedirtecek türden bi olay yaşıyoruz gene..! hemen herkesin neredeyse artık tanıdığı/bildiği; ilginç, komik eğlenceli, şarkılı türkülü video görüntülerinin yer aldığı video paylaşım ve yayım sitesi olan youtube.com ‘a sevgili yargımız, -atatürk ‘e hakaret içeren videolar bulundurduğu için- erişimi engellemiş.. olacak iş değil yahu! internete ya da internette bi siteye erişimi engellemek olacak iş değil.. önce gülerek karşıladım ama sonra şaşırdım, üzüldüm.. vah vah! demek ki sevgili büyüklerimiz bu tür kötü içeriklere tepki olarak site erişimlerini engelleme yolunu seçiyorlar.. iyi de siz yasağı koyunca, o videolar oraya yine eklenmeyecek mi? asıl mantıklısı o videoların oradan kaldırılmasını sağlamak değil mi? bunun için youtube ile görüşülüyormuş gerçi ve görüntüler kaldırılınca yasak da kalkacakmış ama bana kalırsa youtube ‘a böyle bi tepki koymaya gerek bile yoktu.. sonuçta siz bir ulusun önderinden bahsediyorsunuz ve bunu youtube yetkilileri de kolaylıkla idrak edebilirler.. hatta bırakın ünlü ya da çok mühim birini, herhangi birine açıktan hakaret içeren bi görüntünün bile şikayet edildiği takdirde silinmemesi için direneceklerini sanmıyorum.. hatta izinsiz çekilen görüntüsünü bu sitede gören birinin youtube yetklileri ile yazıştıktan sonra görüntünün siteden kaldırıldığını dahi okumuştum bi yerde.. yani sıradan biri için bile bunu yapan bi site, böyle hassas konulara da elbette duyarlı olacaktır..

bu duruma bi çok kişinin tepki göstereceğine eminim ki zaten tepkiler de gelmeye başlamış.. bunlardan birini şuradan okuyabilirsiniz..

.

.

.

ekleme: yasak kalktı. youtube.com ‘a erişim mahkeme kararıyla tekrar sağlanmış. yani bu yasak 2 gün sürdü.. ilgili haberi şuradan okuyabilirsiniz..

youtube.com yasağıyla beraber internette sansür konusu da yeniden gündeme geldi.. konuyla ilgili güzel bi anket de düzenlemişler.. katılmanızı öneriririm: burada..

Comments Yorum yok »